Özel Arama

HOŞGELDİNİZ

24/12/2008

>> Pizza Kulesi Neden Eğridir?

Dünya üzerindeki bazı yerlerin adı anıldığında, bunlar belirli bir takım şeylerle birlikte hatırlanır. Paris deyince Eyfel Kulesi'ni hatırlarız. Ya da bunun tersi geçerlidir, New York, ünlü "Özgürlük Anıtı" ile aynı anda akla gelir. Bu örnekler sayılamayacak kadar çoktur. Bulunduğu şehrin adıyla anılan Piza Kulesi de bu örneklerden biridir. Hemen herkes, Piza'nın İtalya'da bir şehir olduğunu ve buradaki kulenin eğri,yana doğru biraz yatık olduğunu bilir. Oysa şehrin büyük ve gerçekten şanlı tarihini bilenler pek azdır.

Bu arada,tabii kulenin kendinin de bir ünü vardır. Söz konusu kule tamamen beyaz mermerden yapılmıştır. Duvarları tabanda yaklaşık olarak 4 metre kalınlıktadır.Kule sekiz katlıdır ve yüksekliği 60 metreye yakındır. Başka türlü söylemek gerekirse,kulenin yüksekliği 15 katlı modern bir yapının yüksekliğine eşit sayılabilir.

Duvarın iç tarafında 300 basamaklı bir merdiven vardır. Merdiven ta tepeye ulaşır. Tepeye kadar çıkmayı göze alanlar, şehrin ve çevrenin son derece güzel görünümünü uzunuzun seyretmekten kendilerini alamazlar. Öyle ki, 9 kilometre mesafedeki deniz bile görülebilmektedir kulenin tepesinden.

Tam tepe noktasında,kule yaklaşık olarak 5 metre yana yatıktır. Yani kulenin tepesi, dikey durumundan aşağı yukarı 5 metre dışa kaymıştır. Kulenin tepesinde durup da aşağıya bir taş atacak olursanız, bu taş kulenin altında duvardan 5 metre kadar öteye düşecektir.

Kulenin niçin eğri olduğuna gelince, bunun cevabını gerçekte kimse bilmemektedir. Muhakkak olan şey, kulenin böyle eğri yapılmadığı gerçeğidir. Yakındaki bir katedrale çan kulesi olarak 1174 yılında yapımına başlanan kule,ancak 1350 yılında tamamlanmıştır.

Kulenin temeli kumlu toprak içindedir. Bu durum, eğriliği izah için ileri sürülen görüşlerden birinin esasıdır. Bazı kimselere göre, kulenin ilk üç katının yapımı tamamlandığında kumlu toprakta iyi oturmayan temel kaymış ve kulenin eğri bir durum almasına rağmen inşaata devam edilmiştir. Tabii kulenin eğrilmesi birdenbire, fark edilir şekilde olmamıştır.

Ünlü bilim adamı Galileo (Galile), doğduğu şehir olan Piza'da bu kuleye çıkar ve düşen boşluğa atılan kitlelerin hızıyla ilgili bazı denemeler yaparmış.

17/12/2008

>> Çinliler yiyeceklerini niçin çubuklarla yerler?

Aslında nedeni tam bilinmiyor. Bir görüşe göre, vakti zamanında Çin imparatorlarından biri halkın ayaklanmasından korktuğundan, eritilip silah olarak tekrar kullanılabilecek metal olan her şeyin toplanmasını emretmiş. Ellerindeki bıçak, kaşık ve benzeri şeyleri vermek zorunda kalan Çinliler ne yapsınlar, çaresiz bambu kamışlarından yapılmış ince çubuklarla yemek yemeye alışmışlar.
Akla daha yatkın gelen diğer bir görüşe göre ise çubukla yemek adeti Çinlilerin yiyeceklerini küçük parçalara bölüp yeme alışkanlıklarından ve buna bağlı olarak zaman içinde çok önemli bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor.
Yemek çubukları milattan bir yüzyıl önce doğmuş. Yemeği içindeki yağa atıp karıştırarak pişirmeye yarayan tava benzeri kaplar kullanılmadan önce yiyecekler odun ateşi üzerinde pişiriliyormuş. Nüfus çoğaldıkça artan yiyecek ihtiyacından dolayı ormanlar kesilip tarlalar açıldıkça bu sefer de odun, yani yakacak sıkıntısı başlamış.
Zamanla etleri ve sebzeleri çok küçük parçalara bölüp, yağ içinde karıştırarak kızartmanın hem süratli pişmeyi hem de odundan tasarrufu sağladığını görmüşler.
O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle, yemek masası kullanmak zenginlere mahsus bir lüks olduğundan insanlar bir elleri ile yiyecek veya pirinç tabağını tutuyor, yemek yemek için de sadece diğer ellerini kullanabiliyorlarmış.
Çinlilerin yemeklerinin bol soslu olduğunu söylemeye gerek yok. Yerken çubukları kullanmak, her şeyi tek elle yemek zorunda olan Çinlilerin bütün parmaklarının kirlenmesi sorununu çözdüğü için hızla yayılmış. O zamanlar çubukların çok azı ağaçtan, çoğunluğu fildişi ve kemiktenmiş.
Şimdi artık ne metal ne de ağaç kıtlığı var. Zaten onların yerini sentetik malzemeler çoktan almış durumda. Ne var ki bırakın Çin'i, diğer ülkelerdeki bir çok insan bile bir Çin lokantası bulup, çubuklarla yemeğe uğraşıp, Çin imparatorunun veya odun yokluğunun yarattığı eziyete seve seve katlanıyorlar.

9/12/2008

>> İnsan utanınca neden yüzü kızarır?

Yüz kızarması, sadece utanma durumunda değil, şaşırma, kızma, heyecanlanma, korkma veya stres hissi durumunda da ortaya çıkabiliyor. Ayrıca kızarma, yaş ve tecrübe miktarıyla da alakalı. Şaşırtıcı bir gerçek de, işitme ve görme engellilerin de yüzlerinin kızarabildiği. Hatta bir kişinin, kendisinde utanma duygusu yaratabilecek herhangi bir şeyi düşündüğünde bile kızarabildiği ortaya çıkarılmış.
Utanma hissiyle birlikte ortaya çıkan etkiler, sadece kızarma ile sınırlı değil. Çoğunlukla kalp atışlarında hızlanma ve bazı durumlarda da �ürkme� hissi bile ortaya çıkabiliyor. Yüz kızarması, belirli zihinsel süreçlerin üst üste gelerek, utanma güdüsü oluşturması ve sonuçta da fonksiyon yetersizliğine sebep olması nedeniyle ortaya çıkan bir durum. Zihin karışıklığı durumunda, simpatik sinir sistemi devreye giriyor ve çevresel kılcal damarlar, vazodilatör maddelerin etkisiyle genişliyor. Bunun sonucunda da kan akışı hızlanıyor ve yüz ile boyun çevresine daha fazla kan geliyor. Bu tepkiler, �utanma� mesajını vücut genelinde cevaplayan hipotalamus�un kontrolünde. Utanma durumunda vücut sıcaklığında da artış görülmesi nedeniyle, kan, en çabuk soğuyabileceği noktalara gönderiliyor: eller, ayaklar ve yüz.
tübitak

<- :: Sonraki Sayfa ->