HOŞGELDİNİZ
14/12/2008
>> Aşk ile Arkadaşlık Arasında Bocalayan Bir Devrim Öyküsü
Sonra karışırdık detone bir sloganın imla hatasına
Polisin ısrarlı anonslarına rağmen dağılmazdı yüreklerimiz
Öyle yakışırdı ki panzerlerin uğultusuna nefesin

Aşk uğruna diyorum, bütün olan biten aşk uğruna…
Oysa ruhlarımız aynı urgana asılacak sanırdım
Meyveleri sürekli taşlanan o darağacında
Ne sakıncası vardı ki seni düşlemenin
Malum özgürlük sana yasak
Ben yelken açardım en azından saçlarının lacivert dalgalarına
Yadırgama davetsiz bakışlarımı sevgili arkadaşım

Gecenin omzundan öpersin ya mesela
Ayın nabzı düşer hani yıldızlar huysuzlanır
Hislerin arızalanır senin o sıra
Üzerine yürüyen dört duvardan aman dilersin
Öyledir işte nasıl bir geceyse günlerce sürer karanlığı
Bırak da aramızdaki bürokrasi kalsın
Ellerinle temas edemezken kurumsal yalanlar icabı
Ola ki devran döner de lazım olur bakarsın ...

Amorti dahi vurmayan mahşer kaçkını yalnızlığım
Bazen kırmızı karlar yağıyor şakaklarıma
Güneş utanmazca memelerini açarken
Sezaryen sabahların arifesinde neşterle kesiliyor
Dikkat kesiliyorum
Zorlanıyor haliyle terbiyenin sınırsızlığı
Ve yastığımın yüzü kokunun sarhoşluğunda
Yüzsüzlükle suçluyor beni tam da ben hikâyemize hayıflanırken
Sadece kendime senden bahsediyordum aslında
Günah mı?
Taklitlerinden sakınılması önerilen orgazmlarla
Kuş sütü sponsorlu kahvaltı soframıza henüz oturmamışken
İstersen günaydınlaşmaları da prosedüre uyduralım
Hay aksi acıkmışız da!...

SuPRaDYn'dan ALıntıdır
12/12/2008
>> Gittiğin gün

Gittiğin gün
Mevsim tersine döndü..
Öksüz kaldı çiceklerim hissedince gittiğini..
Soldu yalnızlığım sensizliğimin kıyısında...
Olmaz ya…
Belki duyarsın diye ‘gitme’ dedim yüreğine…
İçimde; bir sağa bir sola savruldu çığlıklarım..
Duymadın…
Gittin...
Bir adım..
Bir adım daha..
Belki dönersin yüreğime diye
Bakamadım ardından sen giderken…
Dönmedin…
Gittin…
Geride bir ‘’ben ‘’ kaldı
Seni
Sensizliği gittiğin günde bırakan …
Bir ‘’ben’’ kaldı
Dönmeni gittiğin gün ki hasretiyle bekleyen…
İkiside yorgun..
Şimdi
Yüreğine sualim…
Hangisini hak ediyorum…
Ve en önemlisi ‘’sen ‘’ hangisine değiyorsun…?
alıntı
5/12/2008
>> Susuyorum / Sustum
Sana susuyorum...
Biraz da susmayı deniyorum...
Nereye kadar ?
Bu oyunu burda bitiren ben oluyorum...
Başlatan sen olana kadar !!
Ama sen geldiğinde bu oyunun çoktan, çoktan bittiğini anlamış olacaksın...
Sen yine her zaman ki gibi geç kalacaksın benim hayallerimi süslemeye !!!
Düşlerimde ağlayan çocuğa üzülmek için senelerin geçmesini bekleyeceğim ben...
Sen de anlayacaksın eninde sonunda...
Ama unutma geç kalacaksın !!!
Susuyorum !!
Bir ölü gibi, bir dilsiz gibi, bir taş gibi, bir kaya gibi, bir su gibi, bir dağ gibi
Susuyorum !!
Ve bir çöl gibi !
SANA
Susuyorum !
Acıyorum!
Hem kendime..! Hem yıllarıma..! Hem yaşlarıma..!
Hem yaşadıklarıma..! Hem yaşayamadıklarıma..! Hem hatalarıma,
Sana acıyorum !!
Ve ben artık kanıyorum!
Sana..!!!
Söylenenlere..! Yaşananlara..!
Konuşanlara..! Konuşulanlara..! Yalanlara..!
Oyunlara kanıyorum..!
Şimdi ben de oynuyorum !
Sahte gülüşlere, sahte mutluluklara, sahte insanlara, insancıklara,
Sahte bakışlara, bende oynuyorum !
Nasıl oynanır bilmiyorum ama her oynayan kazanıyorsa bende denemeye,
Ellerim kollarım bağlı mecbur kalıyorum...
Şimdi ben ölüyorum!
Biraz sana, biraz bana, biraz da bu aşka ölüyorum...!!
Dedim ya ben susuyorum !
Alıntı..
<- :: Sonraki Sayfa ->